Kırmızı Başlıklı Kız

Çocuk yetiştirmek dünyanın en zor işi. Çocuğun yetişeceği aileyi kurmak ondan bir sonra geliyor.

İnsan, hammaddesi yanlışlardan ibaret bir canlı imiş gibi gelir bana bazen. Yanlışlardan müteşekkiliz de zaman içerisinde kişilik akıl ruh ve beden geliştikçe, genişledikçe doğruları öğreniyor ve uygulamaya geçiyoruz sanki. Bu da bir otuzlu yaşlarımıza kadar sürüyor.

Ya çocuklar? Onlar tertemiz doğuyor. Ancak tabiri caizse altı yaşına kadar “bebek” sayıldığından elde kolda beşikte hoplata zıplata onda bir kişilik bir şahsiyet aramıyoruz elbette, agucuk bebişimiz sadece sevilmek için yaratılmış bir canlı..

Oysa teybin “kayıt” düğmesi doğduğu dakika çalışmaya başlıyor. Eh uzmanlar ne doğması, anne karnında başladı diyecek de o kısmı dursun şimdi..

Altı yaşına kadar kim ne yaptı etti ise ilerde bana lazım olur bu diye heybesine atan çocuk; belki bunu yirmi ikisinde uygulayacak belki on üçünde kullanacak belki bir çöp olarak benliğinde muhafaza edecek..

Çocukluk, ömrün çekirdeğidir. Atalarımızın ne ekersen onu biçersin sözünün tezahürü, çıcuklukta çocuğa yüklediğimiz misyon, damardan zerk ettiğimiz malzeme, onu bir ömür ayakta tutacak şeyler olmalı.

Korkak, kaygılı, depresif veya yalancı (burada yalancı demeyelim de yalana müsait) hırsız, menfaatçi bireyler bir zamanların açık unutulmuş teypleridir.

Haydi bir müddet çocukluğumuza dönelim (terapi tabiriyle inelim) bakalım bizim “ana bellek” neler kaydetmiş..

3 thoughts on “Kırmızı Başlıklı Kız

  • Mart 31, 2019 tarihinde, saat 08:30
    Permalink

    yazının tamamı bu mu? satırların devamı gelecek gibi duruyordu ama…
    teybin düğmesi…ifadesi…yazı kaçlı yıllara ait?

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir