Kuyular

Okuma süresi: < 1 dakika

İçimiz en derin kuyu. Su dolu kuyular, taş-çakıl dolu kuyular, zemzem kuyuları, Şems’in atıldığı kuyular ve dibi görünmez karanlık kuyular..

İnsan kendi kuyusuna inebilmeli. Çapı nedir, içinde ne var, inildiğinde çıkılabilir mi, bilmeli.

Tatlı su kuyuları demedim mahsus. Bunu balçıktan yaratılmış, içi fitne fesat, kibir haset, yalan iftira fokurdayan insanoğlu için diyemedim.

Bir de henüz usulünce inip keşif ölçüm yapamadan kendi kuyusuna yuvarlanıp kendi kuyusunda debelenmek var.

İnsan bir kuyu. Kendi girdabını da karanlığını da zemzemini de irfanını da o kuyusunda, kuytusunda saklar ölene dek.

Kimsenin kuyusuna taş atmamaya, eğilip bakmamaya, izinsiz inmemeye dikkat etmeli..

Bazı kuyular, yılanlı çıyanlı akrepli kuyulardır..

Bunca kuyudan söz eder de insan; Yusuf’un Kuyu’sundan söz etmez mi?

Yusuf’a kardeşleri tuzak kurdu da kuyuya attılar onu; o, o kuyudan tuzak kuranların en hakikisi eli ile çıktı ve bilindiği üzere Saraylara Vezir oldu.

Bu hikâye bir kuyunun değil, bir peygamberin hikâyesidir. Kuyuya her düşen-atılan peygamber olarak çıkmaz o kuyudan.

Nefsin kuyularına da ayrıca dikkat etmeli.

Ki onlara bir başka yazıda değinelim ve adına girdap diyelim şimdiden..

Vesselam..

2 thoughts on “Kuyular

  • Mart 5, 2019 tarihinde, saat 18:41
    Permalink

    Kuyu üzerine kısa fakat düşündürücü bir yazı.

    Yanıtla
  • Mart 8, 2019 tarihinde, saat 19:17
    Permalink

    Rabbim, kendi kuyuma rezil bir şekilde yuvarlanmak sana sığınırım. Yazınız için çok teşekkürler, inşaallah kuyularımıza ışık tutmamıza yardımı dokunur bu emeklerinizin.

    Yanıtla

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit exceeded. Please complete the captcha once again.