Bilinmezlik Ekeneğine Gömülmek

1.

Kök salmak istiyorsan derinlere…

ve çiçek açmak, meyveye durmak zamanı gelince,

istiyorsan,

varlığını bilinmezlik toprağına göm.

Evet, kendi varlığını,

varlığının tohumunu,

sırlar ekeneğine göm.

Göm ki,

gömülmeyen tohum bitmez.

Bitse de gövermez, dal budak salmaz.

Başak bağlamaz, başı ağırlaşıp eğilmez.

Kurur gider daha meyveye durmadan.

Başını dik tutar, çünkü boştur başağı, evinsizdir…

Ey yolcu,

Adın sanın olmasın senin de, toprağa karış git,

toprağa karışmayan tohum

yeşerse de bir şeye yaramaz.

Savrulur gider yele kapılıp.

Böyle dedi İskenderiyeli Pir

ve beyaz uzun giysisi rüzgarda dalgalanarak

yürüdü gitti çöl kumunun üstünden.

İzleri kaldı sadece geride

sonra bir rüzgar izleri de sildi görüntüden.

2.

Muallim dedi:

Olgunlaşmanın yolu küçülmekten, hatta gömülmekten geçer. Bu varlığını unutmak demektir.

Erenler bu yolu tutmuştur hep.

Alaeddin Attar zengin bir adamdı. Pir Nakşibendi ona yalın ayak ve bağıra çağıra elma satmasını söyledi Buhara çarşısında.

Bu, varlığını bilinmezlik ekeneğine gömmektir.

Kadı Mahmut, Bursa çarşısında ciğer sattı bir sırığa takıp. Önce Hüdayi, sonra Aziz oldu.

Bu, varlığını bilinmezlik ekeneğine gömmektir.

Yunus da “bilmem” sözünü vird edindi unutmak için varlığını. Sonunda unuttu. Adın ne dediklerinde, bilmem dedi.

İşte bu, varlığını bilinmezlik ekeneğine gömmektir.

Muallim dedi:

Varlığın gömülmesi, şöhrete sebep ne varsa terk etmektir. Bir gönül ki toprak gibi yerde değil, nasıl bitsin onda hikmet ağacı?

3.

Muallim dedi:

Ortaya çıkmayı seven biri, görünmenin kulu olur. Kaç kişi baktı profilime, kaç beğeni, kaç paylaşım… Gizli kalmayı sevene gelince, gizliliğin kuludur. Kimse görmesin beni, ne güzel kimse görmedi bak!

Yolcu sordu:

Ya Hakk’ın kulu?

Onun için farkı yoktur, dedi muallim. Ha ortaya çıkarmış göstermiş Yaradan ha gizlemiş.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.