Yolunuz Hobbiton’a Uğrarsa

                                                                        Toprakta bir kovukta bir Hobbit yaşardı.

                                                                                                                                  Tolkien

Bazı filmler vardır konusuyla bazı filmler vardır olağanüstü oyunculuklarıyla bazı filmler de vardır ki muhteşem mekânları ve müzikleri ile akıllarda kalır. Bunların hepsine ya da birkaçına sahip filmler ise seyircinin nazarında çoktan unutulmazlar sınıfına girmiştir. Benim için unutulmaz filmlerden biri olan Yüzüklerin Efendisi de özellikle muhteşem doğa manzaralarıyla ayrı bir yere sahiptir.

Üçlemenin ilk filmi olan Yüzük Kardeşliği’nde beş dakikalık introdan sonra Gandalf’ın bir at arabasında Hobbiton’a bir şarkı mırıldanarak girmesiyle başlayan sahneyle Yeni Zelanda’nın muhteşem doğası da filmle birlikte bize eşlik eder.

Hasbelkader bir haftalığına yolum Yeni Zelanda’ya düşünce benim de görülecek yerler listemin başlarında gelen film seti Hobbiton’a yaptığım ziyaret, hayatımın en güzel anılarından biri oldu.

Olağanüstü manzarası, filmde kullanılan en küçük malzemelerin bile titizlikle korunması ve gerçekten işlerini severek ve zevkle yapan rehberlerin anlatımıyla Hobbiton, yolu düşenlerin kesinlikle gezmesi gereken mekânlardan biri.

Yönetmen Peter Jackson’ın, Wellington-Auckland arası otobüsle giderken okuduğu kitabı gün gelip de filme çekmeye karar verince mekân olarak Yeni Zelanda’dan başka bir yer düşünmemesi gayet doğal. Muhteşem doğa manzaraları, dağları, şelaleleri, ormanları ve deniziyle Yeni Zelanda cennetten bir köşe adeta.

1998 Eylül’ünde helikopterle film için havadan mekân arayan Jackson, Alexander Çiftliğinin üstünden geçerken aradığını bulur. Bulduğu mekân Hobbiton için biçilmiş kaftandır. Üç kardeşe ait 1250 dönümlük arazi, içinde 10 bin koyunun otladığı, küçük bir göle sahip ve hiçbir alt yapının bulunmadığı bir yerdir.

Kitaptan habersiz aileyi, arazilerine kocaman bir film seti kurmak için ikna etmek zor olsa da sonunda izin alınır ve işe başlanır. Yeni Zelanda ordusunun da yardımlarıyla sete yol yapılır, alt yapı kurulur ve üç ay içinde 39 Hobbit evi, bir değirmen ve köprünün bulunduğu köy inşa edilir. Bu arada filmde meşhur doğum günü partisinin verildiği Parti Ağacı’nın bulunduğu bataklık kurutulur, bazı tepeler düzlenir, etraftaki elma ağaçlarının elmaları sökülüp yerine Hobbitlerin çok sevdiği erikler yapıştırılır ve çekimler sırasında sesleriyle rahatsızlık veren göldeki kurbağalar tek tek toplanıp yakındaki başka bir göle nakledilir.

Çıkın Çıkmazı’ndaki Frodo Baggins’in evinin üstündeki muhteşem meşe ağacı ise aslında yapay bir ağaçtır. 250 bin plastik yaprak tek tek boyanıp ağaca yapıştırılır. Bu kadar zahmet edilen ağaç, serinin ilk filmi olan Yüzük Kardeşliği’nde sadece 6 saniye görünürken film boyunca Hobbiton’sa 8 dakika yer alır.

Alexander ailesine verilen söz gereği film sonunda set sökülmeye başlanır ama filmin vizyona girmesiyle meraklılar sete akın edip gezmeye başlarlar. Fırsatı hemen değerlendiren yapımcılar sete turlar düzenler. Bu turlar Hobbit filmi çekilmeye başlanınca iki yıl boyunca durur. Bu arada set iyileştirilir, Hobbit evlerinin sayısı 44’e çıkar ve bir de Yeşil Ejderha Hanı yapılır. İki yıl süren çekimler sonrasında Hobbiton filmde sadece 11 dakika yer alır. Anlayacağınız yapılan bunca masraf, emek ve çaba her iki filmde toplam 19 dakika kendine yer bulur.

Peter Jackson, Yüzüklerin Efendisi serisini yönetme şansını film setini her yıl milyonların ziyaret ettiği bir turizm merkezine dönüştürerek ülkesini tanıtma fırsatına da çevirmiştir.

Dünyada milyonlarca okuyucuya ulaşan kitabın başarısı ve 11 Oscar kazanan filmden sonra meraklılar Hobbiton’u gezmek için Yeni Zelanda’ya akın ederler. Şu ana kadar milyonlarca hayranın gezdiği köy, Yeni Zelanda ekonomisine 300 milyon dolardan fazla katkı sağlıyor.

Önümüzdeki mart ayında setteki değirmen evinin Airbnb tarafından günlüğü 10$’dan konaklamaya açılacağının duyurulmasından sonra sadece 15 saniye içinde rezervasyonların tükenmesi sete ilginin tüm dünyada ne seviyede olduğunun en büyük göstergesi.

Eğer sizin de bir gün yolunuz Yeni Zelanda’ya düşerse Hobbiton’a uğramamazlık yapmayın. Gandalf’ın at arabasıyla geçtiği yemyeşil yolları, Frodo ve Sam’in koşturduğu tepeleri, Çıkın Çıkmazı’ndaki tüm köye hâkim tepedeki evi ve ulu meşe ağacını muhakkak görün. Ardından biraz soluk almak için tepeden aşağı tekrar inip köprüyü geçtikten sonra Yeşil Ejderha Hanı’nda soğuk bir şeyler içip dinlenin. Emin olun hiç pişman olmayacaksınız.

https://www.youtube.com/watch?v=5JrKThVnjso&t=54s&ab_channel=Hobbiton%E2%84%A2MovieSetTours

2 thoughts on “<strong>Yolunuz Hobbiton’a Uğrarsa</strong>

  • Ocak 18, 2023 tarihinde, saat 00:24
    Permalink

    Fatih Bey sayesinde gidip gezmiş kadar olduk, yapılacaklar listemize ekledik teşekkürler

    Yanıtla
  • Ocak 18, 2023 tarihinde, saat 03:59
    Permalink

    Belki bir gün gezmek görmek nasip olur. Elinize sağlık.

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir