Bir Hüzünlü Mektup

İçimdeki mektup yazma isteğini tekrar ortaya çıkaran Hikmet Tekeli Bey’e teşekkürlerimle…

Hiç aklımdan çıkmadığın nice zamanlarda kalemi parmaklarımın arasında unuttuğum anlar var benim. Uzun uzun cümleler kurup özlemimi anlatmak istediğim, anlatırken sıcacık ellerini saçlarımda hissettiğim zamanlar.. Her ne vakit otursam defterin başına, ya boğazıma oturan yumru ya da aklıma üşüşen bi dolu anı beni alıkoyuyor yazmaktan. Belki de korkuyorum. “Özledim” diyecekken seni üzmekten korkuyorum. 

Biliyorum hâlâ adımın geçtiği her cümle ağlatıyor seni. Beni hatırlatan her nesne, sana beni özleten her şey gözünden yaş olup akıyor hâlâ. Bundan öyle eminim ki seni bana hatırlatan her şey bende de aynı şeyi yapıyor. Önce boğazıma bir yumru oturuyor sonra burnum sızlıyor. Nihayetinde ben ağlamayı da, ağlamanın edebini de senden öğrendim. Gözüm dolarken yere bakmayı, ses çıkarmadan sessiz sessiz ağlamayı, ağlarken belli etmemek için çabalamayı.. 

Bahar geldi buralara. Dağlar yemyeşil. Ağaçlar çiçekli ve ben sensizim.. 

Bazen bahçeye çıkıp seni düşünüyorum. Parmağımda senden yadigâr yüzük.. Ona bakıp seni hayal ediyorum. Kimi zaman kucağına yatıp başımı okşatıyorum, kimi zaman yüzüne bakıp kocaman gülümsüyorum. Nasıl ve ne şekilde hayal edersem edeyim sonunda buruk bir mutluluk kalıyor içimde. Ben aslında en çok seni özlüyorum.. 

Hani yüzüme uzun uzun baktığın o gece var ya.. Başımı ellerinin arasına alıp değişmiş miyim diye baktığın, hem beni hem kendini ağlattığın o gece.. İşte o gece ben, zaman nasıl geçmezmiş, heyecandan yerinde duramamak ne demekmiş öyle iyi anladım ki.. Kavuşmak neymiş, insan yarımken nasıl tam olurmuş, ona Can Veren’in emanetçisi insana nasıl yuva olurmuş…? Anlamamışım daha önce. 

Ben mi? Ben iyiyim. Ellerimi her açışım siz ve benim gibi özleyenler için.. Ara ara gülüyorum yalan değil. Hatta kahkaha attığım bile oluyor. Sonra utanıyorum yaptığımdan. Bunca özlem bunca hasret bunca yalnızlık varken tebessüm bile çok değil mi bize? Yoksa “o kadarcık olsun sevince, neşeye yer aç”malı mıyım kalbimde..? 

Eskiler geliyor aklıma.. Çocukluğum, çocuk olmuşluğum. Aklım çıkardı sözünü tutamayacağım  diye. Sahi üzdüm mü hiç seni? 

Hatırlar mısın bir tren yolculuğu anlatırdın bize? Bebekmişim ve ağlamaktan herkesi rahatsız etmişim. Öyle bunaltmışım ki dokunsalar sen de ağlayacakmışsın. İşte ben hatırlamadığım o günün bile vicdan azabını duyarım içimde. 

Biliyorum sen şimdi “tüm üzüntülerim o günkü gibi olsa”  diyorsun. En azından kucağında ve yanındaydım değil mi? 

Hayır hayır seni mutsuz etmek değil niyetim. Aksine, yüzüne gözyaşlarıyla dolu bir tebessüm olarak konsam bile yeter bana. Sakın içini karartıp yüzünü eğme. Bahar bize de gelecek elbet. Dağlarımız yeşillenecek, ağaçlarımız çiçeklenecek.. Hep ölü toprağı olacak değil ya üzerimizde.. 

Ben, son bilmem kaç güzel günde olduğu gibi bugün de kalkıp güneşe bakacak ve seni düşüneceğim. Yüzümü aydınlatan o sonsuz ışığın hayatımızı da aydınlatmasını bekleyeceğim sabırla. Ve her aklıma gelişinde olduğu gibi ben yine o çok sevdiğimiz şarkıyı söyleyeceğim; 

“Sen yaz geceleri yıldızlar içinde ara sıra bize göz kırparsın,

Sen soğuk günlerde kalbimi ısıtan en sıcak anısın.

Bugün bayram erken kalkın çocuklar

Giyelim en güzel giysileri

Elimizde taze kır çiçekleri

Üzmeyelim bugün annemizi…”

6 thoughts on “Bir Hüzünlü Mektup

  • Mayıs 11, 2019 tarihinde, saat 19:45
    Permalink

    Hasretini çektiğimiz, kokusunu aradığımız, ufak bir tebessümüne muhtaç kaldığımız, yalnızca hatıralarına sığındığımız kim var ise kavuşmayı nasip etsin Allah.. Özlemi en derinlerimde sayende tekrar hissetim 🙂
    Emeğine sağlık güzel insan.

    Yanıtla
  • Mayıs 12, 2019 tarihinde, saat 14:13
    Permalink

    “”Ellerimi her açışım, özleyenler için.”
    Kendisi için dua etmeye utanan insanlar biliyorum.

    Yanıtla
  • Mayıs 13, 2019 tarihinde, saat 08:56
    Permalink

    Evet, bahar mutlaka gelir. Özleyenler kavuşur. Bugünler de deli bir hatıra olarak kalır.

    Yanıtla
  • Mayıs 15, 2019 tarihinde, saat 00:03
    Permalink

    İçimde oluşturduğunuz bu hüzün yüreğime fazla geldi o yüzden biraz gözlerim bulutlandı.. İçinizde tabiki de mutluluğa yer ayırmanız gerekiyor. Çünkü bilmelisiniz ki sizi sevenler sizin iyi olduğunuzu mutlu olduğunuzu düşünüp onlar da iyi olacaklardır. Kendinize haksızlık etmeyin lütfen ve yüzünüzden o gülümsemeyi hiç eksik etmeyin. Çünkü eminim ki size gülmek yakışıyordur. Siz gülün mutlu olun ki bize de güzel güzel hikayeler yazmayı devam edin ve biz de o güzel hikayeleri okuyup burda mutlu olabilelim. Çok güzel ve duygu yüklü bir mektup olmuş. Benim de burnum da garip bir sızı oluştu. Etkileyiciydi. Emeğinize yüreğinize sağlık.

    Yanıtla
  • Mayıs 18, 2019 tarihinde, saat 23:00
    Permalink

    O halde , kendileri için dertlendiğiniz , hüzünlendiğiniz o güzel insanlarla güzel günlerde buluşmanızı dileriz.
    Yine muhteşem bir yazı .. Hissettik ve dertlerimizi unuttuk , hatırlamaya utandık. Devamın Aleyküm.

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.