Kayıp Zamanın İzinde
Merhaba, isminiz?..
Merhaba, Tülay ben.
Hepimiz Tülay belki, en çok da sen..
İçimde bıraktığın yüzlerinle.
Değişti oysa, değişmiş.
Bir gülüşün vardı sarı, silinmiş.
Bakışlarımda kaldı yalnız,
Bakışımın gerisinde.
Sarıda, müzikte, yaş çizgilerinde bir giz var diyordu.
Belki öyle.
Takılıp gelmen ansızın
Okyanus mavilerinde çözülmediğinden,
Hep kıyıya vuran yüzlerinden..
Bu sokak da yenilenecek miydi Tülay Hanım?
Evet, hepsi.
Yürüyüşünü taşımış bu kaldırımlar sökülüyor, iyi mi?
Nereye gidecekler?
Bilmem.
Sen nereye gitmiştin?
..bir deniz kenarına
Şimdi bu gök, senin de mi akıyor başından?
Belki aynı rüzgarın yavrusu dağıtıyor saçımızı.
Bulutların seni de ziyaret ettiğini unutmuşum,
Fotoğrafında dağılmasalardı öyle hatırlamazdım da.
O zaman sensiz bir hayatım olurdu belki,
Yüzünün değmediği bir şeyler kalırdı.
Yaşadığını unutturuyor resimlerin,
Dalgaların sızlaması gibi.
Pardon burlarda bir gazozcu varmış, nerde acaba?
Şurdan girin, ilerde solda kalıyor.
Teşekkürler…
Biz de gazoz alsak, ferahlardık?
Başka zaman.. terste kalır şimdi.
Aşılmıyor belli ki bazı sokaklar,
Kaç sene geçmiş hala gidemiyorum.
Tersmiş!..
Anlamadı sanki.
Girmediğimiz bir orası kaldı.
Yenilenecek…
Çürümüş ruhumdan başka hatırını taşır bir yer,
Yeni.
Biz de mi kazısak sızılarından yüreğimizi?
Bakarsın o da yenilenir..
Eski.
Nasıl olur ki yeni?
Denizin kesilmesi gibi mi?
Rüzgarın sırtında yaşar gibi mi?
Yok.
Kırsalar da bu taşları,
Parçalarında yine sen.
Dağılgın..
Efendim, duyamadım?
Kalınlaşıyor diyordum şehir, kabarıyor biz böyle sıyırdıkça zamanı birikintilerinden.
Yerde bir kuş, almış çuvalını göçüyor.
Kara kara da gözlüyor niyeyse.
Yolunu mu kaçırdı dersin?
Belki zamanı arıyor o da
Şu çitlembiğin bacaklarında, dallara takılmış tüylerinde, insanların gözlerinde..
Leylek o, bakın, daha nicesi göklerde!
Onlar gelene kadar değişmiş olur burlar.
Öyle mi?
Öyle.
Biz de göçsek iyi o halde,
Geç olmadan.
Tülay Hanım dersinize geç kaldınız, gitsek mi?
Olur Erdal Bey, teşekkürler her şey için..
..Ragıp .ben
Nisan Tezel

