Meryem Bulut

Papatyalar ve Menekşeler

Okuma süresi: < 1 dakika

Renklerin de dili vardır hani. Mavi, iyimserlik, olumlu duygular; sarı, enerji; lacivert, asalet; kırmızı, heyecan, tutku… Papatyaya en çok yakışan renk beyaz olsa gerek. Beyazdır o. Müjdedir. Masumiyettir. Çünkü o, baharın müjdesidir kırlarda. Doğallığın işareti. Bembeyaz rengiyle kundaktaki bebeğin doğumu gibi baharın doğuşunu, yine bembeyaz yüzüyle karakışın ölümünü hatırlatır sanki… Her ne kadar kadrini bilmeyenlerin eline düşünce seviyor, sevmiyor sözcükleri arasında can verse de… Bir bahar sabahının aydınlık hatırasını taşır.

Ressam şairimiz Tevfik Fikret’in hatırı sayılır derecede çiçek tablosu var. Yazdığı şiirler arasında en güzellerinden biri Papatyalar şiiridir:

Bahar olsun da seyredin
Nasıl süsler bayırları,
Zümrüt gibi çayırları,
Yüze güler o incecik
Gelin yüzlü papatyalar,
Altın gözlü papatyalar.

Dertli Menekşe

Dağların boynu bükük çiçeği. Hüzünlü menekşe. Bütün vücudun laciverle boyalı. (Sayende menekşe moru diye bir kelime girmiş lügatlerimize. İyi ki girmiş, yoksa senin o hüzünlü halini unuttururdu belki zaman.) Niçin boynun büküktür? Onun bu halini gören ünlü ozanımız Karacaoğlan sazını eline alıp başlamış söylemeye.

Kadir Mevlam seni övmüş yaratmış,
Çiçekler içinde birdir menekşe.
Bitersin güllerin harı içinde,
Korkarım yüzüne batar menekşe.

Yaz gelir de heveslenir bitersin,
Güz gelince başın alır gidersin,
Yavru niçin boynun eğri tutarsın,
Senin derdin benden beter menekşe

Hakikaten menekşenin ne derdi vardır, kimse bilememiş bugüne kadar. Belki Sümbül Sinan’a ve Aziz Mahmud Hüdayi’ye söylemiştir. Kim bilir?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Captcha *