Kalbimi altın kafese koymuşlar…

Okuma süresi: < 1 dakika

Zaten memleket özleminden sızlayan burnuma bir de durmak bilmeyen göyaşları,  ciğer ağrısı, omuzlarımda bir gerginlik ve tatsızlık eklendi. Duygularım, hislerim birbirine karıştı. Üzgün ve yorgunum. En sevdiğim yemeğin bile tadı yok, uykularım yarım yamalak ve sürünüyorum sanki son birkaç haftadır. Yine daha kötü olamam/olamayız dedikten sonra daha da kötü olduğum/olduğumuz bir noktadayız. Yurttan ayrılırken az da olsa hafifler sanmıştım bu acı, bu kadar etkilemez beni, en azından kâbuslar görmem diye düşünmüştüm. Oysa ne acısı ne sorunları ayrılıyor içimden. Ülkemin insanlarıyla acılarını paylaşıyor, onlarla ağlıyor, onlarla uykusuz geceler geçiriyorum.

Arada dışarı çıkıp insanları görünce yüzüme çarpıyor ne kadar yalnız, yabancı ve uzak olduğum. Herkes gülüşerek yanımdan geçerken ben topallamaya başlıyorum, nefesim acı veriyor ciğerlerime, yutkunamıyorum ve kaldıramıyorum olanları. Alıştım sandığım ülke o kadar tanınmaz ki yönümü bulamıyorum. Hiçbir şeyden habersiz insanlarla dolu sokaklar dar geliyor. Kahkaha atılan kafeler ekşi bir koku yayıyor etrafa.  Yardım eli uzatmayan her el tiksindiriyor beni.

Ülkem, memleketim, kardeşlerim, akrabalarım ve ben bu kadar acı çekerken onların bu hali üzüntümü yakarcasına hatırlatıyor bana. Kâğıt kesiği kadar ince ama kafamdan vurulmuşum gibi de ağır bir ağrı. Bitmek bilmeyen bir acının üstüne yeni acılar ekleniyor. Koşup kaçmaya çalıştıkça yarama dokunan rüzgâr güçsüz bırakıyor beni ve çöküp kalıyorum. Yine düştüğüm yerden,  “Bu da geçecek. Dua et. Sabret. Başkaları için kalk.” diyerek doğruluyorum. 

Yine Yaradan’ın merhametine, insanımın sıcaklığına, kardeşçe birbirimize tutunmaya sığınıyor ve bir sonraki savaşımız için kılıcımı kaftanımı kuşanıyorum.  Ne elin cahilliği, ne uzaklık ne de kendi yorgunluğum durmama engel olur artık. Çünkü nerede olursam olayım memleket özlemi sızlatıyor burnumu.

One thought on “Kalbimi altın kafese koymuşlar…

  • Şubat 22, 2023 tarihinde, saat 14:03
    Permalink

    Acıları paylaşıyoruz. Birbirimize merhem olmaya çalışıyoruz evet ama neden tekrar silah kuşanmak zorundayız ? Ben artık savaşmak istemiyorum. Beraberce yaralarımızı sarmak ve güzel günlere yol almak istiyorum…

    Yanıtla

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit exceeded. Please complete the captcha once again.